2023 yılında Adana’da halsizlik, yorgunluk ve gece terlemeleri ile hastaneye giden Celal Karadağ’a lösemi tanısı konuldu. Ankara’daki LÖSEV’e bağlı LÖSANTE Hastanesi’nde tedavi olan Karadağ, bu süreçte eğitimine de devam etti. LÖSEV Koleji’nde son sınıfı yatılı olarak okuyarak liseyi tamamlayan Karadağ, geçen yıl 27 Ağustos’ta hastalığın yeniden nüksetmesiyle kök hücre tedavisi sürecine girdi. Yüzde 100 uyumlu bulunan üç donör adayı, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek kök hücre bağışında bulunmaktan vazgeçti.

Bu süreçte yapılan testlerde fabrikada işçi olarak çalışan babası Hakan Karadağ’ın doku uyumu yüzde 60 olarak belirlendi ve donör olabileceği tespit edildi. 9 Ekim’de gerçekleştirilen operasyonla nakil işlemi yapıldı. Celal Karadağ, 27 Ekim’de nakil ünitesinden, kemik iliği nakli yapılan arkadaşı Ahmet Cemal Müftüoğlugil ile birlikte ayrıldı. Celal, LÖSEV’de tedavi gören ve iyileşen yaklaşık 20 şehirden gelen 60’tan fazla sağlıklı gençle birlikte sağlık çalışanları, arkadaşları ve ailesi tarafından turuncu balonlarla karşılandı.

‘BABAM DONÖRÜM OLDU’
Celal Karadağ, hastalığının yeniden nüksetmesinin ardından bulunan üç donörün sağlık nedenleriyle kök hücre bağışından vazgeçtiğini ifade ederek, “Üçü de yüzde 100 uyumluydu. Üç donör iptal olduktan sonra ben nakil olmaktan vazgeçtim. Çünkü o süreçte tarih veriliyordu ve donörler iptal ediyordu. Bu durum beni çok yordu ve endişelendirdi. Tüm süreci tamamen reddettim. Hastalığımın tekrar nüksettiğini öğrendiğimde sanki hayatım durmuştu. Daha sonra doktorum bana ulaştı ve hastalığımın uyanmak üzere olduğunu belirtti; nakil olmam gerektiğini söyledi. Donörüm olmadığı için annemden ve babamdan kan alındı. Kız kardeşimin uyumu düşükken annem ve babam yarı uyumluydu. Bu nedenle babamdan ilik aldım. Babam benim donörüm oldu. Şu anda iyiyim. Babamdan nakil olduğumu öğrenince nasıl tarif edilir bilmiyorum ama sanki bir mucize gerçekleşmiş gibi hissettim. Çünkü başka bir donör yoktu; birdenbabamın donör olduğu ortaya çıkınca çok mutlu oldum. Tanımadığım insanların iliğini taşımak farklı bir duygu; ama babamdan almak çok özel bir şeydi, çok farklıydı. Çok mutluyum” dedi.

‘TIP OKUMAK İSTİYORUM’
Celal Karadağ, hastalığı yendiğini ancak kontrollerinin devam edeceğini belirterek, “Şu anki hedefim tıp fakültesini kazanmak çünkü bu hastalıktan geçmiş biri olarak kanserle ilgili bir bölüm okumak istiyorum; hematoloji ya da onkoloji bölümü olabilir. En büyük hedefim ise LÖSANTE’de hematoloji doktoru olmak. Tüm doktorlarıma minnettarım; iyi ki varlar! LÖSEV’in içinde yer alan herkes her zaman yanımda oldu ve iyileşmiş bir genç olarak onları en güzel şekilde temsil edeceğim” şeklinde konuştu.
‘EVLADIMA BİR HAYAT VERDİM’
Hakan Karadağ ise fabrikada çalışırken oğlunun hastalık haberini aldığını ifade ederek, “Dünyamız başımıza yıkılmıştı ama Celal ilk günden beri hastalığı kabullenmedi; çok pozitif biriydi. Üç tane donörümüz vardı ve biz bu durumdan çok mutluyduk ancak donör olmanın ne kadar basit olduğunu bilmediğimiz için insanlar bunu anlamıyorlar; başlarına gelmediği için bilmiyorlar aslında ne anlama geldiğini. Eğer daha fazla insan bilinçlenirse herkese umut ışığı olabilirler. Üç donörün iptal olması bizi gerçekten yıktı ama en sonunda benden aldılar; yüzde 60 uyumla oğluma bütün canımı verdim ve yeniden doğdu inşallah daha güzel günler gelecek” dedi.